İhbar tazminatı, iş sözleşmesini sona erdirmek isteyen tarafın karşı tarafa önceden haber verme yükümlülüğünü yerine getirmemesinin karşılığıdır. Kıdem tazminatından farklı olarak hem işveren hem işçi tarafından ödenebilir.
İhbar süresi nedir?
İş Kanunu'nun 17. maddesi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce karşı tarafa bildirimde bulunulmasını zorunlu kılar. Bu bildirim süresine ihbar süresi denir ve çalışanın kıdemine göre değişir.
| Çalışma süresi | İhbar süresi | Gün karşılığı |
|---|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta | 14 gün |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta | 28 gün |
| 1,5 yıl – 3 yıl | 6 hafta | 42 gün |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta | 56 gün |
Bu süreler yasal asgari sürelerdir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir, ancak azaltılamaz.
İhbar tazminatı ne zaman doğar?
Taraflardan biri ihbar süresine uymadan sözleşmeyi feshederse, bu süreye ait ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
İşveren ödediğinde: Çalışanı ihbar süresi tanımadan işten çıkardığında, bu süreye karşılık gelen giydirilmiş brüt ücreti tazminat olarak öder.
İşçi ödediğinde: Çalışan ihbar süresine uymadan aniden istifa ederse, işverene aynı tutarda tazminat ödemekle yükümlüdür. Uygulamada işverenler bu alacağı genellikle son maaş veya diğer alacaklardan mahsup eder.
İhbar tazminatı doğmayan haller
- Haklı nedenle derhal fesih: İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde sayılan haklı nedenlerin varlığında taraflar ihbar süresi tanımadan sözleşmeyi feshedebilir.
- Deneme süresi içinde fesih: Deneme süresi (en fazla iki ay, toplu iş sözleşmesiyle dört ay) içinde bildirim süresine uyulmasına gerek yoktur.
- Belirli süreli sözleşmenin süre bitimi: Sözleşme kendiliğinden sona erdiği için ihbar yükümlülüğü doğmaz.
- Karşılıklı anlaşma (ikale): Taraflar anlaşarak sözleşmeyi sona erdirirse, anlaşma metninde aksi kararlaştırılmadıkça ihbar tazminatı gündeme gelmez.
Hesaplama nasıl yapılır?
İhbar tazminatı, kıdem tazminatı gibi giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır:
Örnek
4 yıldır çalışan, giydirilmiş brüt ücreti 52.000 TL olan bir çalışan ihbar süresi tanınmadan işten çıkarılmıştır.
| Adım | Hesap | Sonuç |
|---|---|---|
| Günlük brüt ücret | 52.000 ÷ 30 | 1.733,33 TL |
| İhbar süresi (4 yıl kıdem) | 8 hafta | 56 gün |
| Brüt ihbar tazminatı | 1.733,33 × 56 | 97.066,67 TL |
| Gelir vergisi (%15 varsayımı) | 97.066,67 × %15 | −14.560,00 TL |
| Damga vergisi | 97.066,67 × 0,00759 | −736,74 TL |
| Net ihbar tazminatı | — | 81.769,93 TL |
Vergilendirme: kıdemden önemli fark
Kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnayken, ihbar tazminatı gelir vergisine tabidir. Bu, iki tazminat arasındaki en kritik farktır.
İhbar tazminatı ücret geliri sayıldığı için çalışanın o yılki kümülatif matrahına eklenir ve bulunulan vergi diliminden vergilendirilir. Yılın sonlarına doğru işten ayrılan ve üst dilimde olan bir çalışan, ihbar tazminatının %27 hatta %35 oranında vergilendiğini görebilir.
İhbar tazminatından SGK primi kesilmez, çünkü bu bir çalışma karşılığı ücret değildir.
İhbar süresi içinde çalışma
İşveren ihbar süresi tanıdığında çalışan bu süre boyunca işine devam eder ve normal ücretini alır. Bu durumda ayrıca ihbar tazminatı ödenmez.
İhbar süresi içinde çalışana günde en az iki saat iş arama izni verilmesi zorunludur. Bu izin ücretlidir ve çalışan isterse toplu olarak kullanabilir. İşveren bu izni kullandırmazsa, izin süresine ait ücreti %100 zamlı ödemek zorunda kalır.
Kötüniyet tazminatı
İş güvencesi kapsamında olmayan çalışanlar (30'dan az işçi çalıştıran işyerlerinde veya altı aydan az kıdemi olanlar) kötüniyetle işten çıkarılırsa, ihbar tazminatının üç katı tutarında kötüniyet tazminatı talep edebilir.
Kötüniyete örnek olarak, çalışanın şikâyet hakkını kullanması veya dava açması üzerine işten çıkarılması gösterilebilir.
Zamanaşımı
İhbar tazminatı alacağı da kıdem tazminatı gibi beş yıllık zamanaşımına tabidir ve süre fesih tarihinden itibaren işler.
Özet
İhbar tazminatı, bildirim süresine uyulmadan yapılan fesihlerde doğar ve kıdeme göre 2 ile 8 hafta arasında değişen süre karşılığı ödenir. Giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Kıdem tazminatından farklı olarak gelir vergisine tabidir, ancak SGK primi kesilmez. Hem işveren hem işçi tarafından ödenebilir.